Osmanlar Köyü'nde sorulan Bilmeceler
Bi gızım va, dünyayı geze. (GÖZ)
Dağdan gelir, daşdan gelir, bi kükremiş aslan gelir. (SEL)
Beş gızım va,dördü hamır yoğuru,biri furun süpürü. (ÖKÜZ)
Bi direği va, bin kiremidi. (MELKİ)
Yer altında civcili gulü. (KOMPİR) (PATATES)
Yer altında sakallı dede. (PIRASA)
Tülü ağzını açdı, çıplak içine gaçdı. (ÇORAP)
Garşıdan bakdım emir semir, yanına vadım kitli demir. (KARPUZ)
Biz biz biz idik, otuz iki kız idik, gıran geldi gırıldık, hekim geldi dizildik. (DİŞLER)
Dağda tak tak, suda şak şak, altın ayaklı, burma bıyıklı. (NCAK, BALIK, Leylek, TAVŞAN)
Ben giderin o gider, ardımdan tintin eder. (GÖLGE)
Altı ete, üstü kıça değer. (SEMER)
Sarıdır sarkar, düşerin diye gorkar ( AYVA)
Anası şişman, bubası uzun, gızı gözel, oğlu gezer. (SOBA, BORU, ATEŞ, DUMAN)
Alçacık tepe, şıngırdaklı küpe. (NOHUT)
Deveden büyük boyu, pireden küçük tohumu, zehirden acı sakızı, baldan datlı yağı. (AFYON - HAŞHAŞ)
Sarıdır safran fibi, okunur Kur'an gibi, ya bunu bilcen, ya bu gece ölcen. (SARI LİRA)
Yeraltında yağlı kayış. (YILAN)
(Kültür Bakanlığınca derlenmiş Bilmeceler)
Ala bakar mora bakar, Oturmuş bakla satar, Baklanın okkası kaça dedim, Çıldır çıldır yüzüme bakar . (KURBAĞA)
Bir acaib nesne gördüm, Alem bilir ismini, Başını sürter kendini öldürür cismini. (KİBRİT)
Bir bağım var, uzundur uzun . (SENE) Senede verir otuz okka üzüm. (RAMAZAN Beyazını yirsen haramdır. (ORUÇ) Siyahını yirsen helaldir. (RAMAZAN GECESİ)
Bir çuval cevizim var, sayarım tükenmez. (YILDIZ)
Ağız içinde dil, arifsen bil. (KAVAL)
Dağda idim bağ idim, Başı tuğlu bey idim, Eve geldim evlendim, Bilimecek bağlandım. (SÜPÜRGE)
Dağdan gelir dat gibi, Kolları var bıdak gibi, Eğilir bir su içer, Beğirir oğlak gibi. (KAĞNI)
El eker dil biçer. (YAZI)
Gölgesiz dağlar aşar. (SES)
Hak Taala hoş yaratmış, Bir yeşil dal üstüne, Kenarı zil varak, Ortası altın varak. (GÜL)
Tırnağından övür alır, Burnundan boğazlanır. (BUĞDAY)
İki kardeş bir arada büyümüş, Üstü yanmış başı yanmış, Dövülenler onlar imiş, Almış kendini deryaya atmış, Meğer aslı su imiş. (KAHVE)
Karanlık yirde, Kadın iniler. (ARI)
Kırmızı amma elma değil, Kat kat amma gözleme değil. (SOĞAN)
Yılar vurdum sıpaya, Kalktı çıktı tepey. (İĞNE İPLİK)
Yük üstünde yarım çörek. (AY)
Bir kuyum var, İki türlü suyum var. (YUMURTA)
Aldır abası, yeşildir cübbesi. (KİRAZ)
Gökte açık pencere, kalaylı bir tencere. (AY)
Altı göl, üstü gül. (GAZ LAMBASI)
Derin kuyu, gümbür suyu Alan alır, içen ölür. (TÜFEK)
Çıt demeden çalıya düşer. (GÜNEŞ)
İki dİrekli, bin kiremitli. (TAVUK)
Bir küçücük mil taşı, dolanır dağı taşı. (GÖZ)
Bilmece bildirmece, el üstünden kaydırmaca. (SABUN)
Bir oğlum var, kat kat göyneği var. (SOĞAN)
Het didim, Met didim, Git şuraya, Yat didim. (SÜPÜRGE)
Uzaktan baktım aktaş gibi, Yanına vardım sütlaç gibi. (MANTAR)
Nar nar narlandı, Narkapıda parladı, Nara adam gelesi, Yedek nar kapıdan inmedi. (KİLİT)
Sarıdır safran gibi, okunur Kuran gibi, Ya bunu bileceksin, ya bu gece öleceksin. (TINAL)
Bilmeceleri Derleyen : Derya GÜRTUNA Edebiyat Öğretmeni
Düzenleme : İlhan KAHRAMAN Osmanlar Köyü Muhtarı
Kaynak : www.gozlemci.net |